Etik Kurul çeşitleri nelerdir ?

Sude

New member
Etik Kurullar Neden Var? Günlük Hayatımızı ve Bilimi Nasıl Etkiliyor?

Bir araştırma sonucunu okuduğumuzda, yeni geliştirilen bir ilacın haberini gördüğümüzde ya da bir hastanenin bir tedavi yöntemi hakkında karar verdiğini duyduğumuzda çoğu zaman görünmeyen bir mekanizmanın çalıştığını fark etmeyiz: Etik kurullar. Peki bu kurullar gerçekten ne yapar? Sadece akademisyenlerin, doktorların veya hukukçuların ilgilendiği teknik yapılar mıdır, yoksa toplumdaki herkesin hayatına dokunan karar merkezleri midir?

Etik kurullar aslında insan hayatını, haklarını, güvenliğini ve toplumsal değerleri korumak için oluşturulan denetim mekanizmalarıdır. Bilimsel ilerleme ile insan onuru arasında denge kurmaya çalışırlar. Çünkü tarih bize şunu göstermiştir: Bir şeyin teknolojik olarak yapılabiliyor olması, onun mutlaka yapılması gerektiği anlamına gelmez.

Örneğin II. Dünya Savaşı sırasında Nazi doktorlarının insanlar üzerinde gerçekleştirdiği insanlık dışı deneyler, modern araştırma etiğinin gelişmesinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. 1947 yılında yayımlanan Nürnberg Kodu, insan üzerinde yapılan araştırmalarda gönüllü katılımın zorunlu olması ve kişilerin zarar görmemesi gerektiğini ortaya koymuştur. Daha sonra 1964 yılında Dünya Tabipler Birliği tarafından kabul edilen Helsinki Bildirgesi, tıbbi araştırmalarda etik ilkelerin temel belgelerinden biri hâline gelmiştir.

Bugün etik kurullar; sağlık, akademi, kamu yönetimi, teknoloji, yapay zekâ, hayvan deneyleri ve şirket uygulamaları gibi birçok farklı alanda faaliyet göstermektedir.

Etik Kurul Kavramının Temel Amacı

Etik kurulun temel görevi, bir çalışmanın veya kararın yalnızca bilimsel ya da ekonomik açıdan değil, insan hakları ve toplumsal etkiler açısından da değerlendirilmesidir.

Bir etik kurul genellikle şu sorulara cevap arar:

- Bu çalışma insanlara veya canlılara zarar verebilir mi?

- Katılımcıların hakları korunuyor mu?

- Bilgilendirilmiş onam süreci doğru uygulanıyor mu?

- Elde edilen fayda, oluşabilecek risklere değer mi?

- Araştırmada adaletli bir yöntem izleniyor mu?

Burada önemli olan nokta, etik kurulların bilimin önünü kapatmak için değil, bilimin güvenilirliğini artırmak için var olmasıdır.

Örneğin bir ilaç firması yeni bir kanser ilacı geliştirdiğinde, ilacın insanlarda denenmesi için yalnızca bilimsel sonuçların olumlu olması yeterli değildir. Deneyin kaç kişiyle yapılacağı, katılımcıların nasıl seçileceği, olası yan etkilerin nasıl takip edileceği ve kişilerin süreç hakkında ne kadar bilgilendirileceği etik kurul tarafından değerlendirilir.

ABD'deki Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) ve Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından belirlenen standartlar, klinik araştırmalarda bağımsız etik değerlendirmelerin önemini vurgulamaktadır. FDA verilerine göre yeni ilaçların laboratuvardan piyasaya çıkma süreci genellikle 10 yılı aşabilir ve milyarlarca dolarlık maliyet oluşturabilir. Bunun önemli sebeplerinden biri, güvenlik ve etik değerlendirme aşamalarının titizlikle yürütülmesidir.

1. Klinik Araştırma Etik Kurulları

En bilinen etik kurul türlerinden biri klinik araştırma etik kurullarıdır. Özellikle hastanelerde ve üniversitelerde yaygın olarak bulunurlar.

Bu kurulların görevi, insan üzerinde gerçekleştirilecek tıbbi araştırmaları değerlendirmektir. Kanser tedavileri, aşı çalışmaları, yeni cerrahi yöntemler veya psikolojik tedaviler gibi birçok alan bu kapsam içine girer.

Gerçek dünyadan önemli bir örnek olarak COVID-19 aşı geliştirme süreci gösterilebilir. Pandemi döneminde aşıların hızlı şekilde geliştirilmesi toplumda bazı soru işaretleri oluşturdu. Ancak hız, etik denetimlerin tamamen kaldırıldığı anlamına gelmedi. Klinik aşamalarda gönüllü katılımcıların güvenliği, yan etkilerin takibi ve verilerin bağımsız değerlendirilmesi etik kurulların kontrolünden geçti.

Bu noktada farklı insanların öncelikleri de değişebilir. Bazı kişiler özellikle sonucun hızlı alınmasına, hastalığın kontrol altına alınmasına ve tedavinin ulaşılabilir olmasına odaklanırken; bazı kişiler araştırmaya katılan insanların psikolojik güvenliği, korkuları ve süreçte kendilerini ne kadar değerli hissettikleri üzerinde daha fazla durabilir. Bu farklı bakış açıları aslında etik değerlendirmelerin neden çok yönlü olması gerektiğini gösterir.

2. Üniversite ve Bilimsel Araştırma Etik Kurulları

Üniversitelerde bulunan etik kurullar; akademik araştırmaların etik standartlara uygun olup olmadığını inceler.

Özellikle sosyal bilimlerde yapılan anketler, psikoloji deneyleri, eğitim araştırmaları ve insan davranışlarını inceleyen çalışmalar bu kurulların değerlendirmesine tabi olabilir.

Örneğin bir araştırmacı öğrencilerin stres seviyelerini ölçmek istediğinde, yalnızca veri toplaması yeterli değildir. Öğrencilerin kişisel bilgilerinin korunması, gönüllülük esasının sağlanması ve araştırmanın katılımcılar üzerinde olumsuz psikolojik etkiler oluşturmaması gerekir.

Bilimsel dünyada veri güvenliği giderek daha önemli hâle gelmektedir. Avrupa Birliği'nin Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR), kişisel verilerin korunması konusunda dünyadaki en kapsamlı düzenlemelerden biri olarak kabul edilir. Bu düzenleme, kişilerin verileri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmasını amaçlamaktadır.
 
Üst