Bursa'nın kaç köyü var ?

semaver

Global Mod
Global Mod
[color=]Bursa’nın Kaç Köyü Var? Bir Sayının Peşinden Bursa’nın Kırsal Hafızasına Yolculuk[/color]

Geçenlerde Bursa hakkında internette gezinirken çok basit görünen bir soruya takıldım: “Bursa’nın kaç köyü var?”

İlk bakışta bunun cevabı birkaç saniyede bulunabilecek türden bir bilgi gibi geliyor. Bir sayı yazarsınız, yanına da “köy” kelimesini koyarsınız, konu kapanır sanırsınız. Fakat biraz araştırınca işin hiç de öyle olmadığını fark ettim.

Çünkü Bursa’da “kaç köy var?” sorusunun cevabı, aslında “köy” derken neyi kastettiğimize göre değişiyor.

Bir zamanlar köy olan yerleşimler bugün idari olarak mahalle olabilir. Üstelik bazı yerlerde insanlar hâlâ günlük konuşmalarında “köy” demeye devam ediyor. Muhtar var, köy meydanı var, kahve var, tarla var, imece kültürünün izleri var; fakat resmi kayıtlarda artık orası “mahalle”.

Ben de bu konuyu kuru bir istatistik olarak bırakmak yerine, Bursa’nın kırsalına doğru hayali bir yolculuğa çıkmaya karar verdim. Gelin, bu sayının arkasında nasıl bir hikâye olduğunu birlikte düşünelim.

[color=]“Ama Köy Yoksa Burası Ne?”[/color]

Hikâyemizin ilk durağı, Bursa’nın dağ ilçelerinden birindeki küçük bir mahalle olsun.

Akşamüstü. Meydandaki kahvenin önünde birkaç sandalye dışarı çıkarılmış. Ahmet, elindeki eski tapu fotokopilerini karıştırıyor. Yanında çocukluğundan beri bu yerleşimde yaşayan Emine Hanım var.

Ahmet’in kafası karışık.

“Ben anlamadım,” diyor. “Burası köy değil miydi? Şimdi mahalle olmuş. Peki köy sayısı nasıl sıfır olabiliyor?”

Emine Hanım gülümsüyor.

“Senin kafanı sayı karıştırmış. Buranın adı değişince evler kaybolmadı ki.”

Bu cümle, aslında konunun tamamını özetliyor.

6360 sayılı Kanun ile Bursa gibi büyükşehir statüsündeki illerde köylerin tüzel kişiliği kaldırıldı ve köyler mahalle statüsüne dönüştürüldü. Kanun, Bursa’daki köyleri de idari olarak mahalle haline getirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin resmi belgelerinde de bu değişimin açıkça ifade edildiği görülüyor. Bursa Belediyesi+1

Dolayısıyla bugünkü idari sistem açısından Bursa’da köy tüzel kişiliğine sahip köy bulunmuyor; eski köylerin tamamı mahalle statüsünde.

Fakat hikâye burada bitmiyor.

Çünkü “köy yok” demek, Bursa’nın kırsal yerleşimleri yok demek değil.

Tam tersine…

Bursa’nın kırsal hafızası hâlâ yaşıyor.

[color=]Bir Sayı, İki Farklı Bursa[/color]

Ahmet önündeki kâğıda bakıp:

“Peki eskiden kaç köy vardı?” diye soruyor.

İşte burada araştırmanın ikinci kapısı açılıyor.

6360 sayılı Kanun uygulanmadan önce, yani 2012 sonundaki idari yapıya bakıldığında Bursa’da 227 köy bulunuyordu. Aynı dönemde Bursa’da 443 mahalle vardı. Kanunun uygulanmasıyla köylerin mahalle statüsüne geçmesi sonucunda idari yapı tamamen değişti. 2014 sonrasında Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluk alanı il sınırlarının tamamını kapsayacak şekilde genişledi. Akademik çalışmalarda da 2012 yılı için Bursa'nın 227 köyü olduğu, değişim sonrasında mahalle muhtarlıklarının sayısının 1.070'e ulaştığı belirtiliyor. ResearchGate

Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var.

Bugün internette Bursa’nın mahalle sayısı için farklı rakamlarla karşılaşabilirsiniz. Bunun nedeni zaman içinde idari değişiklikler, mahalle birleşmeleri, ayrılmaları ve veri güncellemeleridir. Örneğin Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin eski tarihli yayınlarında 1.070 mahalle ifadesi kullanılırken, daha güncel bazı veri derlemelerinde 1.060 mahalle bilgisi yer alıyor. Bursa Belediyesi+1

Bu nedenle yalnızca “Bursa’nın kaç köyü var?” diye sorulduğunda verilecek en doğru güncel idari cevap şudur:

Bursa’da bugün resmi olarak köy statüsünde yerleşim bulunmuyor. Eski köyler mahalle statüsünde. 2012 öncesindeki idari yapıda ise Bursa’da 227 köy vardı.

Şimdi hikâyemize dönelim.

[color=]Ahmet Haritayı Açıyor[/color]

Ahmet bu kez telefonundan Bursa haritasını açıyor.

“Demek mesele sadece isim değişikliği değil,” diyor.

“Evet,” diye cevap veriyor Emine Hanım. “Yönetim biçimi de değişti.”

Ahmet daha pratik düşünüyor:

“Büyükşehir belediyesi artık bu yerlere daha doğrudan hizmet götürebiliyor. Yol, su, altyapı gibi konularda daha merkezi bir koordinasyon oluşmuş oluyor.”

Emine Hanım ise başka bir noktaya dikkat çekiyor:

“Doğru. Ama bir yere hizmet götürmekle o yerin sosyal hafızasını korumak aynı şey değil.”

İşte burada iki farklı düşünme biçimi karşılaşıyor.

Ahmet çözümün nasıl uygulanacağını düşünüyor. Haritaya bakıyor, yolları inceliyor, hangi hizmetin hangi kurum tarafından yapılacağını konuşuyor. Onun yaklaşımı stratejik ve sonuç odaklı.

Emine Hanım ise başka bir soruyu masaya getiriyor:

“Peki burada yaşayan insanlar ne istiyor? Yaşlıların alışkanlıkları ne olacak? Gençler neden gidiyor? Köy meydanı neden boşalıyor? Bir ev restore edilirken o evin hikâyesini bilen kişi hâlâ burada mı?”

Bu noktada mesele kadınların ya da erkeklerin doğası gereği farklı olduğu gibi basit bir klişeye indirgenmiyor. Tam tersine, iki karakterin farklı deneyimlerden gelen bakış açıları birbirini tamamlıyor.

Ahmet’in planı olmadan sorunların çözülmesi zor.

Emine Hanım’ın insanları ve ilişkileri merkeze alan soruları olmadan ise yapılan çözümün gerçekten işe yarayıp yaramadığını anlamak zor.

Belki de kırsal kalkınmanın ihtiyacı tam olarak bu iki bakış açısının birlikte çalışmasıdır.

[color=]Bursa’nın Köyleri Neden Sadece Bir İstatistik Değil?[/color]

Bir süre sonra masaya eski bir fotoğraf geliyor.

Fotoğrafta kalabalık bir köy meydanı var.

Çocuklar koşuyor.

Bir kenarda yaşlılar oturuyor.

Kadınlar hazırlık yapıyor.

Erkekler bir yapının önünde bir şeyler konuşuyor.

Fotoğrafın arkasında tarih yazıyor ama isim yok.

Emine Hanım fotoğrafa uzun süre bakıyor.

“Bak,” diyor, “asıl kaybolan bazen köyün kendisi değil. İnsanların birbirini tanıma biçimi.”

Bu söz bana Bursa’nın kırsal yerleşimlerini değerlendirirken neden yalnızca nüfus ve idari statüye bakmanın yetersiz olduğunu düşündürüyor.

Çünkü bir köyün varlığını belirleyen yalnızca resmi tabelası değildir.

Tarım arazileri vardır.

Eski evler vardır.

Çeşmeler vardır.

Camiler vardır.

Mezarlıklar vardır.

Yollar vardır.

Düğünler, cenazeler, bayramlaşmalar, imeceler vardır.

Ve en önemlisi, kuşaktan kuşağa aktarılan hafıza vardır.

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin tarihî ve kırsal mirasa ilişkin çalışmalarında, köyden mahalleye dönüşen yerleşimlerdeki cami, ev ve diğer yapıların korunmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi de bu açıdan dikkat çekicidir. Örneğin Cumalıkızık'a ilişkin yönetim planında yerleşimin özgün dokusunun ve yaşayan kültürel mirasının korunması özellikle vurgulanmıştır. Bursa Alan Başkanlığı

[color=]Köyden Mahalleye: Hayat Gerçekten Değişti mi?[/color]

Ahmet bu kez daha ciddi bir soru soruyor:

“Peki insanlar bu değişimi nasıl yaşadı?”

Emine Hanım hemen cevap vermiyor.

Biraz düşünüyor.

“Bazı şeyler kolaylaştı,” diyor sonunda. “Bazı şeyler de zorlaştı.”

Bu cevap bana daha gerçekçi geliyor.

Çünkü idari değişimlerin tamamını iyi veya kötü diye tek cümleyle açıklamak mümkün değil.

Büyükşehir sisteminin kırsal hizmetler açısından farklı avantajları ve tartışmaları bulunuyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin kendi açıklamalarında da kırsal kesimde altyapı, sulama göletleri ve çiftçilerin ekonomik olarak yerinde kalabilmesi gibi konuların önemine dikkat çekilmişti. Bursa Belediyesi

Fakat diğer taraftan kırsal nüfusun azalması, gençlerin eğitim ve iş olanakları için kentlere yönelmesi ve tarımsal üretimin ekonomik baskılarla karşılaşması gibi daha geniş toplumsal meseleler de var.

Yani bir köyü mahalle yapmak, göç sorununu kendiliğinden çözmüyor.

Bir tabela değiştirmek, gençleri otomatik olarak köye geri getirmiyor.

Yeni bir yol yapmak, tarımın ekonomik olarak sürdürülebilir olmasını tek başına sağlamıyor.

Asıl soru belki de şu:

Bir kırsal yerleşimin geleceğini belirleyen şey idari statüsü mü, yoksa orada yaşamaya devam eden insanların üretim ve dayanışma kapasitesi mi?

[color=]Bursa’nın 227 Köyünden Bugüne Kalan İzler[/color]

Ahmet eski kayıtları incelerken bir şey fark ediyor.

“227 köy,” diyor. “Aslında çok büyük bir sayı.”

Evet.

Bursa'nın dağlarından ovalarına, İznik çevresinden Mustafakemalpaşa'ya, Keles'ten Orhaneli'ye kadar uzanan kırsal coğrafya, ilin toplumsal yapısının önemli bir parçası.

Bugün bu yerleşimlerin resmi adı mahalle olabilir.

Ama bir mahallede “köy meydanı” deniyorsa, insanlar hâlâ “köye gidiyorum” diyorsa ve geçmişten kalan tarımsal yaşam biçimleri devam ediyorsa, kelimelerin toplumsal hafızadan daha yavaş değiştiğini görebiliyorsunuz.

Bu yüzden “Bursa'nın köyü yok” cümlesi teknik olarak doğru olsa bile tek başına eksik bir anlatım olabilir.

Daha doğru ifade şudur:

Bursa’da bugün resmi köy statüsü yoktur; 6360 sayılı Kanun öncesinde ise 227 köy bulunuyordu ve bu yerleşimler mahalle statüsüne dönüştürüldü.

TÜİK'in Ulusal Adres Veri Tabanı açıklamalarında da köy ve mahalle gibi idari bağlılıkların, tüzel kişilik ve isim değişikliklerinin ilgili idari kayıtlara işlendiği belirtiliyor. Bu nedenle güncel idari bilgiler değerlendirilirken eski köy listeleriyle bugünkü mahalle kayıtlarını birbirine karıştırmamak gerekiyor. Nüfus İstatistikleri Portalı+1

[color=]Asıl Hikâye Sayının Arkasında[/color]

Güneş artık batmak üzere.

Ahmet telefonu cebine koyuyor.

“Demek sorunun cevabı 0.”

Emine Hanım başını sallıyor.

“Resmî olarak evet.”

“Eskiden?”

“227.”

Ahmet gülüyor.

“Bir soru sorduk, iki cevap çıktı.”

Emine Hanım da gülüyor.

“Çünkü bazen doğru cevap, sorunun nasıl sorulduğuna bağlıdır.”

Bu cümleyle hikâyenin başındaki soruya yeniden dönüyoruz.

Bursa'nın kaç köyü var?

Bugün resmi idari statü açısından cevap: 0 köy.

Ancak 6360 sayılı Kanun öncesindeki idari yapıya göre Bursa'da 227 köy vardı. Bu köylerin tüzel kişilikleri kaldırılarak mahalle statüsüne geçirildi. Dolayısıyla bugün “Bursa'nın köyleri” denildiğinde çoğu zaman hukuki anlamda köylerden değil, geçmişte köy olan ve bugün mahalle statüsünde bulunan kırsal yerleşimlerden söz ediyoruz. ResearchGate+1

Bence bu küçük ayrım, Bursa'yı anlamak açısından oldukça önemli.

Çünkü şehirler yalnızca belediye sınırlarından, mahalle isimlerinden veya nüfus tablolarından oluşmuyor.

Bir şehrin gerçek haritasında insanların hatıraları da var.

Bir çeşmenin başında anlatılan hikâye…

Bir köy camisinin duvarındaki eski taş…

Yıllardır aynı tarlayı süren bir ailenin bilgisi…

Bayramda kapısı çalınan yaşlı bir komşu…

Şehre göç etmiş ama her yaz doğduğu yere dönen insanların özlemi…

Bunların hiçbirini yalnızca “mahalle” kelimesi açıklayamıyor.

[color=]Son Söz: Sizce Köy Nerede Başlar, Nerede Biter?[/color]

Hikâyeyi burada bitirelim ama soruyu bitirmeyelim.

Bursa'nın bugün resmi olarak köyü yok.

Fakat Bursa'nın kırsalı hâlâ var.

Üstelik geçmişteki 227 köyün izleri, bugünkü mahallelerin içinde yaşamaya devam ediyor.

Belki de “köy” kelimesini yalnızca idari bir kategori olarak görmek yerine, bir yaşam biçiminin, bir toplumsal hafızanın ve bir mekânla kurulan ilişkinin adı olarak düşünmek gerekiyor.

Şimdi merak ettiğim şey şu:

Sizce bir yerleşim yerinin köy olmasını sağlayan şey nedir?

Resmi statüsü mü?

Nüfusunun az olması mı?

Tarım yapılması mı?

İnsanların birbirini tanıması mı?

Yoksa bütün bunların ötesinde, o yerde kuşaktan kuşağa aktarılan ortak bir yaşam kültürünün bulunması mı?

Belki de Bursa'nın köylerini ararken asıl bakmamız gereken yer eski kayıtlardan çok, bugün hâlâ yaşayan o mahallelerin kendisidir.

Çünkü bazen bir köy, resmi kayıtlardan silinmez.

Sadece başka bir isim altında yaşamaya devam eder.
 
Üst